Vatandaşlık

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır? Şartlar, Boşanma, Ölüm ve Gaiplik Halleri

Bir Türk vatandaşı ile evli olan yabancıların 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca hangi şartlarla Türk vatandaşlığı kazanabileceği; boşanma, ölüm ve gaiplik hallerinin başvuruya etkisi.

Antalya Vatandaşlık Avukatı Büşra Nişancı Türkiye
İçindekiler
No headings found in container

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır?

Bir Türk vatandaşı ile evlenmek, tek başına ve kendiliğinden yabancı eşe Türk vatandaşlığı kazandırmaz. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi bu konuyu şu şekilde düzenlemektedir:

"MADDE 16 – (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." (5901 sayılı Kanun, m.16)

Görüldüğü üzere, kanunun aradığı süre ve şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde evlilik, yabancı eşe yalnızca bir başvuru imkânı tanımakta; vatandaşlığın kazanılması ise ayrı bir idari inceleme ve takdir sürecine bağlı kalmaktadır. Bu yazıda, 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile 11/2/2010 tarihli ve 2010/139 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri esas alınarak, evlilik yoluyla vatandaşlık kazanımının hukuki çerçevesi; boşanma, ölüm ve gaiplik hâllerinin başvuru sürecine etkisi ile birlikte ele alınmaktadır.

Hızlı Bakış

Konu

Güncel Düzenleme (2026 itibarıyla)

Yasal dayanak

5901 sayılı Kanun m.16; Yönetmelik m.25-31

Aranan evlilik süresi

En az 3 yıl, kesintisiz ve devam eden (m.16/1)

Aile birliği şartı

Aranır; eşin başvurudan sonraki ölümünde aranmaz (m.16/2)

Boşanma

Müracaat tarihinden önce gerçekleşmişse başvuru kabul edilmez (Yönetmelik m.25/2-b)

Gaiplik

Kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; TMK m.131 uyarınca kendiliğinden evliliği sona erdirmez

Mülakat

Yurt içi: komisyon (m.29); Yurt dışı: konsolosluk (m.30)

Güvenlik araştırması

MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü arşiv araştırması (Yönetmelik m.35/2)

Butlan

İyiniyetli eş vatandaşlığı korur; çocuklar her hâlükârda korur (m.16/3; Yönetmelik m.31)

Karar mercii

İçişleri Bakanlığı

I. Yasal Dayanak

Konunun temel dayanağı, 12/6/2009 tarihli ve 27256 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'dur. Kanunun uygulama usul ve esasları, 6/4/2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 11/2/2010 tarihli, 2010/139 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 14. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, evlenme yoluyla vatandaşlık kazanımını, yetkili makam kararıyla vatandaşlık kazanılmasının ayrı bir türü olarak saymaktadır.

TVK m.10/1 ayrıca şunu hükme bağlamaktadır:

"Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz." (5901 sayılı Kanun, m.10/1)

Bu hüküm, aşağıda ele alınan tüm şartların sağlanmasının dahi başvurucuya kesin bir hak vermediğini, idarenin (Bakanlığın) takdir yetkisine tabi olduğunu göstermektedir.

II. Başvuru Hakkının Doğması İçin Aranan Şartlar

Yukarıda tam metni aktarılan TVK m.16/1 uyarınca başvuru hakkının doğması için dört unsur birlikte gerçekleşmelidir: (i) bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olmak, (ii) bu evliliğin hâlen devam ediyor olması, (iii) aile birliği içinde yaşamak, (iv) evlilik birliğiyle bağdaşmayan bir faaliyette bulunmamak ve millî güvenlik/kamu düzeni bakımından engel oluşturacak bir hâlin bulunmaması.

Yönetmelik'in 28. maddesi, il emniyet müdürlüğünün soruşturma sırasında araştıracağı hususları şöyle düzenlemektedir:

"İl emniyet müdürlüğünce evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının; a) Aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı, c) Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı, hususları araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır." (Yönetmelik, m.28/1)

Evlilik süresinin hesabında dikkat edilmesi gereken özel bir durum, eşin sonradan Türk vatandaşlığını kazanmış olmasıdır. Yönetmelik m.25/3 uyarınca bu hâlde üç yıllık sürenin başlangıcı, evlilik tarihi değil, eşin vatandaşlığı kazandığı tarihtir.

Bu koşullar, TVK m.11'de düzenlenen genel yoldan vatandaşlık kazanımının şartlarından belirgin biçimde ayrılmaktadır; genel yolda beş yıl kesintisiz Türkiye ikameti ve Türkçe bilgisi aranırken, evlenme yoluyla başvuruda böyle bir ikamet süresi veya dil şartı öngörülmemiştir.

III. Başvurunun Kabul Edilmeyeceği Hâller

Yönetmelik'in 25. maddesinin ikinci fıkrası, başvurunun reddini gerektiren hâlleri ayrıca ve açıkça saymaktadır:

"Araştırma sonucunda yabancının; a) Bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığı, b) Evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle son bulduğu, c) Herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam ettiği veya hükümlü ya da tutuklu olduğu, ç) 26 ncı madde uyarınca istenen belgeleri ibraz edemediği, anlaşıldığı takdirde başvurusu kabul edilmez ve bu hususta ilgilisine gerekli tebligat yapılır." (Yönetmelik, m.25/2)

Bu düzenleme, uygulamada en sık gözden kaçırılan noktalardan birini içermektedir: evliliğin müracaat tarihinden önce boşanma yoluyla sona ermiş olması, üç yıllık süre şartının dolup dolmadığından bağımsız olarak başvurunun doğrudan reddi sonucunu doğurmaktadır. Bir başka deyişle, evlilik süresi tamamlanmış olsa dahi, başvuru anında evlilik birliği hukuken sona ermişse başvurunun kabul edilme imkânı bulunmamaktadır.

IV. Evlilik Birliğinin Sona Ermesinin Başvuruya Etkisi: Ölüm, Boşanma ve Gaiplik

1. Türk Vatandaşı Eşin Ölümü

TVK m.16/2'nin yukarıda aktarılan hükmü uyarınca, başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi hâlinde aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz. Bu istisna yalnızca başvurudan sonraki ölümler içindir; müracaat tarihinden önce gerçekleşen ölüm, Yönetmelik m.25/2-b uyarınca başvurunun reddi sebebidir.

2. Boşanma

Kanun ve Yönetmelik, ölümden farklı olarak boşanma lehine herhangi bir istisna öngörmemektedir. Yönetmelik m.25/2-b uyarınca, evliliğin müracaat tarihinden önce boşanmayla son bulmuş olması başvurunun reddi sonucunu doğurur. Başvurunun kabulünden sonra, karar kesinleşmeden önce boşanmanın gerçekleşmesi ihtimaline dair Yönetmelik'te ayrı bir hüküm yoktur; ancak TVK m.16/1'in evliliğin "devam etmesini" sürekli bir şart olarak arıyor olması karşısında, inceleme sürecinde gerçekleşecek bir boşanmanın da başvuruyu olumsuz etkileyeceği değerlendirilmektedir.

3. Gaiplik

5901 sayılı Kanun ve Yönetmelik, Türk vatandaşı eşin gaipliğine karar verilmesi hâlini ayrıca düzenlememektedir. Bu konuda Türk Medenî Kanunu'nun genel hükmüne başvurmak gerekir:

"Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir." (4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m.131)

Bu hükümden çıkan sonuç, ölümden farklı olarak, gaiplik kararının tek başına ve kendiliğinden evliliği sona erdirmediğidir; evlilik ancak eşin ayrıca açacağı bir fesih davası sonucunda mahkeme kararıyla sona erer. Doktrinde bu konuda üç noktada görüş birliği bulunmaktadır:

  • Gaiplik kararıyla birlikte evliliğin feshine de karar verilmişse, evlilik hukuken sona erdiğinden başvuru imkânı Yönetmelik m.25/2-b anlamında ortadan kalkmış sayılmaktadır.

  • Fesih kararı alınmamış, evlilik kâğıt üzerinde devam ediyor olsa dahi, eşin akıbeti bilinmediğinden "aile birliği içinde yaşama" şartının fiilen yerine getirilmesi mümkün olmayabilir; bu durumda idarenin başvuruyu bu gerekçeyle reddetme yönünde geniş bir takdir alanı bulunmaktadır.

  • Bazı yazarlar, gaipliğin hukuki sonuçları itibarıyla ölüme yaklaştığını, dolayısıyla başvurudan sonra ortaya çıkan bir gaiplik hâlinin TVK m.16/2'deki ölüm istisnasından kıyasen yararlandırılması gerektiğini savunmaktadır; ancak kanun metninin yalnızca "ölüm" ifadesini kullanması nedeniyle bu görüş baskın kabul edilmemektedir ve idari uygulamanın bu yönde esnek davrandığına dair bir emsale rastlanmamıştır.

Sonuç olarak, gaiplik hâlinin vatandaşlık başvurusuna etkisi mevzuatta açıkça çözümlenmiş değildir; kaynak taramasında bu konuya özgü, tarafları ve gerekçesi teyit edilebilir bir yargı kararına ulaşılamamıştır. Bu nedenle somut bir olayda böyle bir durumla karşılaşılması hâlinde, başvuru öncesinde ilgili valilik ve İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde ayrıca ve mutlaka görüş alınması önerilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, gaiplik kararına uygulanacak hukukun tespiti bakımından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 11. maddesi, kural olarak kişinin millî hukukunu esas almakta; ancak eşin Türk vatandaşı olması hâlinde Türk hukukuna göre gaiplik kararı verilebileceğini öngörmektedir.

V. Başvuru Usulü ve İnceleme Süreci

Yönetmelik'in 26. maddesi, başvuru dosyasında bulunması gereken belgeleri düzenlemektedir: talebi belirten form dilekçe, Türk vatandaşı eşe ait nüfus kayıt örneği, yabancının uyruğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, kimlik bilgilerini gösteren belge, Türkiye'de ikamet ediliyorsa geçerli ikamet tezkeresi ve varsa kesinleşmiş mahkeme kararı.

Yurt içinden yapılan başvurularda dosya, il müdürlüğünce düzenlendikten sonra araştırma için il emniyet müdürlüğüne gönderilir (m.27). Komisyon aşaması evlenme yoluyla başvurularda özellik taşımaktadır:

"Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulmak suretiyle evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığı araştırılır." (Yönetmelik, m.29/1)

Yurt dışından yapılan başvurularda aynı değerlendirme, konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos veya daha üst yetkili tarafından yürütülür:

"Konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos veya daha üst yetkili tarafından yabancı kişi ve eşi ayrı ayrı ve birlikte, evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığının tespiti için mülakata tabi tutulur." (Yönetmelik, m.30/2)

İncelemenin son aşamasında ayrıca bir güvenlik değerlendirmesi yapılır: Yönetmelik m.35/2, TVK m.16'ya göre yapılan başvurularda millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâlin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenmesini öngörmektedir. Aranan şartları taşıdığı tespit edilen başvuru sahipleri, m.35/5 uyarınca İçişleri Bakanlığı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Not: Danıştay 10. Dairesinin çeşitli kararlarında, evlilik birliğiyle bağdaşmayan faaliyetin ancak evlilik tarihinden sonraki döneme ilişkin olması gerektiği ve "aile birliği içinde yaşama" şartının idarece dar/şekilci yorumlanmaması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunduğu görülmüştür.

VI. Evliliğin Butlanı Hâlinde Vatandaşlığın Akıbeti

TVK m.16/3'ün yukarıda aktarılan hükmü uyarınca, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan yabancı, evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde, evlenmede iyiniyetli olması şartıyla vatandaşlığını muhafaza eder. Yönetmelik m.31 bu ilkeyi somutlaştırır:

"Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan kişi, evliliğinin butlanına karar verilmesi halinde Türk vatandaşlığını kaybeder. Ancak, evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancı, Bakanlıkça yapılacak inceleme sonucunda evlenmede iyiniyetli olduğunun tespiti durumunda Türk vatandaşlığını muhafaza eder. Butlanına karar verilmiş evlenmeden olan çocuk ise ana ve babalarının evlenmede iyiniyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk vatandaşlığını muhafaza eder." (Yönetmelik, m.31)

Butlan, aile hukukunun genel bir kurumu olup 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenmiştir. TMK m.145, evlenme sırasında evli bulunma, sürekli ayırt etme gücünden yoksunluk, evlenmeye engel akıl hastalığı veya hısımlık hâllerinde evliliğin mutlak butlanla sakat olacağını öngörmektedir. TMK m.156 ise mutlak butlan hâllerinde dahi evliliğin ancak hâkim kararıyla sona ereceğini ve karara kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurmaya devam edeceğini hükme bağlamaktadır.

VII. Vatandaşlık Başvurusu ile İkamet İzninin İlişkisi

Vatandaşlık başvurusu incelenirken yabancı eşin Türkiye'de bulunması zorunlu değildir. Türkiye'de ikamet edecek yabancı eşler bakımından ise 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 34. maddesinde düzenlenen aile ikamet izni ayrıca gündeme gelmektedir. Bu izin, vatandaşlık başvurusundan bağımsız bir idari işlemdir; vatandaşlık başvurusu ile ikamet izni süreçlerinin birbirine karıştırılmaması gerektiği özellikle vurgulanmalıdır.

VIII. Sonuç ve Değerlendirme

TVK m.16 ile Yönetmelik'in 25 ila 31. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanımının; süre şartına, aile birliği içinde yaşama koşuluna ve çok yönlü bir muvazaa/güvenlik incelemesine bağlı, kendine özgü usullere sahip istisnai bir yol olduğu görülmektedir. TVK m.10/1 uyarınca aranan şartları taşımak dahi mutlak bir hak sağlamamaktadır.

Evliliğin ölüm, boşanma veya gaiplik yoluyla sona ermesi bakımından mevzuat farklı sonuçlar öngörmektedir: boşanma ve müracaat öncesi ölüm başvurunun reddi sebebi sayılırken, başvurudan sonraki ölüm aile birliği şartını ortadan kaldırmakta, gaiplik ise mevzuatta açıkça çözümlenmemiş bir belirsizlik alanı oluşturmaktadır. Somut bir başvuru öncesinde, evlilikte özel durumların (eşin vefatı, boşanma, gaiplik, önceki evlilikler gibi) değerlendirilmesi bakımından bağımsız hukuki danışmanlık alınması önerilir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir.

Kaynakça

  • 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, m.10, m.11, m.16, m.18 — Kabul Tarihi: 29/5/2009, Resmî Gazete: 12/6/2009, 27256 sayı. (mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5901.pdf)

  • Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, m.14, m.25-31, m.35 — BKK Tarihi: 11/2/2010, No: 2010/139; Resmî Gazete: 6/4/2010, 27544 sayı (klasördeki kaynak: 21.5.2010139 (1).pdf).

  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m.131, m.145, m.156 — Kabul Tarihi: 22/11/2001, Resmî Gazete: 8/12/2001, 24607 sayı.

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m.11 — Kabul Tarihi: 27/11/2007, Resmî Gazete: 12/12/2007, 26728 sayı.

  • 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m.34 — Kabul Tarihi: 4/4/2013, Resmî Gazete: 11/4/2013, 28615 sayı.

  • Acun Mekengeç, Merve: "Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İdarenin Takdir Yetkisi", Public and Private International Law Bulletin, 43(1), 2023 (doktrinel görüş için; proje kütüphanesindeki kaynakçada da yer almaktadır).

Uyarı:

Web sitemizde yayımlanan tüm makalelerin, içeriklerin ve görsellerin telif hakkı NISANCI | Avukatlık Ofisi'ne aittir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu No. 5846 uyarınca, içeriklerin başka bir platformda kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi, yayımlanması veya ticari amaçlarla kullanılması yazılı izin alınmaksızın kesinlikle yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki ve cezai işlemler başlatılacaktır. Yazılı izin talepleri için lütfen firmamızın resmi iletişim adresi ile irtibata geçiniz. Sitemizde bulunan tüm içerikler genel hukuki bilgi verme amacı taşır ve hukuki tavsiye veya avukatlık hizmeti teşkil etmez. Her hukuki olayın kendi koşulları olduğundan, bu bilgilere dayanarak harekete geçilmesi sonucu doğabilecek zararlar bakımından firmamız sorumluluk kabul etmemektedir. Hukuki girişimlerde bulunmadan önce, özel duruma yönelik profesyonel hukuki destek alınmasını öneririz. Bununla birlikte, avukat meslektaşlarımız kaynak gösterdikleri sürece (web sitemize bağlantı verilerek) makale içeriklerini dilekçelerinde, hukuki görüşlerinde ve akademik çalışmalarında mesleki çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kullanmakta serbesttirler.

Web sitemizde yayımlanan tüm makalelerin, içeriklerin ve görsellerin telif hakkı NISANCI | Avukatlık Ofisi'ne aittir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu No. 5846 uyarınca, içeriklerin başka bir platformda kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi, yayımlanması veya ticari amaçlarla kullanılması yazılı izin alınmaksızın kesinlikle yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki ve cezai işlemler başlatılacaktır. Yazılı izin talepleri için lütfen firmamızın resmi iletişim adresi ile irtibata geçiniz. Sitemizde bulunan tüm içerikler genel hukuki bilgi verme amacı taşır ve hukuki tavsiye veya avukatlık hizmeti teşkil etmez. Her hukuki olayın kendi koşulları olduğundan, bu bilgilere dayanarak harekete geçilmesi sonucu doğabilecek zararlar bakımından firmamız sorumluluk kabul etmemektedir. Hukuki girişimlerde bulunmadan önce, özel duruma yönelik profesyonel hukuki destek alınmasını öneririz. Bununla birlikte, avukat meslektaşlarımız kaynak gösterdikleri sürece (web sitemize bağlantı verilerek) makale içeriklerini dilekçelerinde, hukuki görüşlerinde ve akademik çalışmalarında mesleki çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kullanmakta serbesttirler.

Web sitemizde yayımlanan tüm makalelerin, içeriklerin ve görsellerin telif hakkı NISANCI | Avukatlık Ofisi'ne aittir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu No. 5846 uyarınca, içeriklerin başka bir platformda kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi, yayımlanması veya ticari amaçlarla kullanılması yazılı izin alınmaksızın kesinlikle yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki ve cezai işlemler başlatılacaktır. Yazılı izin talepleri için lütfen firmamızın resmi iletişim adresi ile irtibata geçiniz. Sitemizde bulunan tüm içerikler genel hukuki bilgi verme amacı taşır ve hukuki tavsiye veya avukatlık hizmeti teşkil etmez. Her hukuki olayın kendi koşulları olduğundan, bu bilgilere dayanarak harekete geçilmesi sonucu doğabilecek zararlar bakımından firmamız sorumluluk kabul etmemektedir. Hukuki girişimlerde bulunmadan önce, özel duruma yönelik profesyonel hukuki destek alınmasını öneririz. Bununla birlikte, avukat meslektaşlarımız kaynak gösterdikleri sürece (web sitemize bağlantı verilerek) makale içeriklerini dilekçelerinde, hukuki görüşlerinde ve akademik çalışmalarında mesleki çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kullanmakta serbesttirler.

Gönderiyi Paylaşın

Bir Türk vatandaşı ile evlenmek otomatik olarak Türk vatandaşlığı kazandırır mı?

Hayır. TVK m.16/1 bunu açıkça hükme bağlamaktadır; evlilik yalnızca belirli şartlar oluştuğunda başvuru hakkı doğurur.

Kaç yıl evli kalınması gerekir?

En az üç yıldan beri evli olmak ve evliliğin devam ediyor olması gerekir (TVK m.16/1).

Başvurudan önce boşanılırsa ne olur?

Evliliğin müracaat tarihinden önce boşanmayla son bulmuş olması, süre şartı dolmuş olsa dahi başvurunun kabul edilmemesi sonucunu doğurur (Yönetmelik m.25/2-b).

Mülakat yapılır mı?

Evet; Yönetmelik m.29 uyarınca yabancı ve Türk vatandaşı eşi ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulur.

Butlan hâlinde kazanılan vatandaşlık kaybedilir mi?

Kural olarak evet; ancak kişi iyiniyetliyse vatandaşlığını korur. Çocuklar ise ana-babanın iyiniyetine bakılmaksızın her durumda korur (TVK m.16/3; Yönetmelik m.31).

Antalya'da Hukuki Yardım İçin İletişim

Aşağıdaki formu kullanarak bir soru sorabilir, hukuki durumunuzu açıklayabilir veya ilk danışmanlık talebinde bulunabilirsiniz. Tüm mesajlar dikkatle ve gizlilikle incelenmektedir. Deneyimli bir avukattan doğrudan yanıt alacaksınız.