Vatandaşlık
Türkiye'deki Yeni Mukimler İçin 20 Yıllık Vergi Muafiyeti | Yabancı Kaynaklı Gelir
Yeni yürürlüğe giren değişiklikle birlikte Gelir Vergisi Kanunu, kapsamında yurt dışı kaynaklı gelirlerini 20 yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutmak mümkün hale gelmiştir..

Türkiye'ye Yerleşen Gerçek Kişiler İçin 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnası
Hızlı Bakış
Konu | Detay |
|---|---|
Yasal dayanak | 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK), Mükerrer Madde 20/D |
Getiren düzenleme | 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Md. 4 (Kabul: 21.05.2026, Resmî Gazete: 04.06.2026 – Sayı: 33270) |
Uygulama tebliği | 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Resmî Gazete: 04.07.2026 – Sayı: 33300) |
İstisna süresi | 20 yıl |
Kimler yararlanabilir | Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler (kurumlar vergisi mükellefleri kapsam dışıdır) |
Ön koşul | Yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgah ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması |
Uygulamanın başlangıcı | 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler |
Gerekli belge | "Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi" (Tebliğ Ek-1) |
İlgili düzenleme | Veraset ve intikalde %1 oranı — 7338 sayılı Kanun Md. 16'ya eklenmiştir |
1. Giriş
4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na ("GVK") yeni bir Mükerrer 20/D maddesi eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Türkiye'de daha önce ikametgahı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları, Türkiye'de yerleşmiş sayıldıkları tarihten itibaren, aşağıda açıklanan şartlarla, 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisnadır.
Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ("Tebliğ") ile belirlenmiştir. Bu yazıda istisnanın kapsamı, yararlanma şartları, başvuru usulü ve dikkat edilmesi gereken hususlar, ilgili kanun ve tebliğ hükümlerine doğrudan atıfla ele alınmaktadır.
Bu istisna, özellikle uzun süredir yurt dışında yaşayan ve Türkiye'ye yerleşmeyi veya Türk vatandaşlığı kazanmayı değerlendiren kişiler açısından önem taşımaktadır; zira Türkiye'de yerleşmiş sayılmanın doğal sonucu olan tam mükellefiyeti, belirli şartlarla önemli ölçüde hafifletmektedir. Aşağıda açıklanacağı üzere, yararlanma şartları dar yorumlanmakta olup, şartların sağlanmaması durumunda önemli sonuçlar doğmaktadır.
2. Genel Kural: Türkiye'de Yerleşmiş Olmanın Vergisel Sonucu
GVK'nın 3. maddesi tam mükellefiyete ilişkin temel kuralı düzenlemektedir:
"Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler: 1. Türkiye'de yerleşmiş olanlar (…)" — GVK, Md. 3/1
"Türkiye'de yerleşmiş sayılma" ise aynı Kanun'un 4. maddesinde iki ayrı ölçüte göre tanımlanmıştır:
"Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılırlar: 1. İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19 uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir); 2. Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)" — GVK, Md. 4
GVK'nın 5. maddesi, altı aydan fazla kalınsa dahi yerleşmiş sayılmayacak iki yabancı grubunu düzenlemektedir:
"Aşağıda yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar: 1. Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil, tedavi, seyahat veya istirahat maksadıyla gelenler; 2. Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar." — GVK, Md. 5
Buna karşılık, Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan gerçek kişiler, 6. madde uyarınca yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir (dar mükellefiyet):
"Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler." — GVK, Md. 6
Bu genel çerçeve uyarınca, bir kişi Türkiye'de yerleşmiş sayıldığı andan itibaren, yurt dışı kaynaklı gelirleri de dahil olmak üzere dünya çapındaki gelirleri kural olarak Türkiye'de vergiye tabi hale gelmektedir. Mükerrer 20/D maddesi, bu genel kurala sınırlı ve şarta bağlı bir istisna getirmektedir.
3. Yeni İstisnanın Metni
7582 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle GVK'ya eklenen Mükerrer 20/D maddesi şu şekildedir:
"Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası: Mükerrer Madde 20/D- Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.
Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.
Birinci fıkra kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz.
Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye yetkilidir." — GVK, Mükerrer Md. 20/D (7582 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenmiştir)
Kanun koyucu ayrıca, bu maddenin yayımı tarihinde yürürlüğe girmek üzere, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanacağını öngörmüştür (7582 sayılı Kanun, Md. 14/a).
4. İstisnadan Yararlanma Şartları
Tebliğ'in 3. maddesi, istisnadan yararlanma şartlarını somut biçimde düzenlemektedir. Üç şartın birlikte sağlanması gerekmektedir.
4.1. Önceki üç takvim yılında Türkiye'de ikametgah veya vergi mükellefiyetinin bulunmaması
Kişinin, Türkiye'de yerleşmiş sayıldığı yıldan önceki son üç takvim yılı boyunca, Türkiye'de ne ikametgahının (GVK Md. 4/1 anlamında) ne de herhangi bir vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekmektedir (Tebliğ, Md. 3/1). Tebliğ'deki bir örnek, bu şartın ne kadar dar yorumlandığını göstermektedir: 23/7/2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan bir kişinin, önceki üç takvim yılından yalnızca birinde — 2026 yılında — Türkiye'de tek bir işverenden tevkifata tabi ücret geliri elde etmiş olması dahi "vergi mükellefiyetinin bulunması" anlamına gelmekte ve istisna belgesi verilmesine engel oluşturmaktadır (Tebliğ, Md. 3/1, Örnek 6). Bu nedenle, önceki üç yılın herhangi birinde Türkiye ile herhangi bir vergisel bağı bulunan kişilerin durumu somut olay bazında dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu kuralın tek istisnası, maddenin beşinci fıkrasında düzenlenmiştir (bkz. yukarıda Bölüm 3): gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancından doğan önceki bir vergi mükellefiyeti, istisnadan yararlanmaya engel değildir (Tebliğ, Md. 3/5, Örnek 5) — Türkiye'de taşınmazı bulunan ancak Türkiye'de ikamet etmeyen kişiler açısından uygulamada önem taşıyan bir istisnadır.
4.2. Başvuru tarihi itibarıyla Türkiye'de yerleşmiş sayılma
İstisnadan yararlanabilmek için, kişinin başvuru tarihi itibarıyla fiilen Türkiye'de yerleşmiş sayılması şarttır (Tebliğ, Md. 3/2).
4.3. Zaman bakımından kapsam
İstisna, yalnızca 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilere uygulanmaktadır (Tebliğ, Md. 3/3; 7582 sayılı Kanun, Md. 14/a). Bu tarihten önce yerleşmiş sayılanlar düzenlemenin kapsamı dışındadır.
5. İstisna Belgesi ve Başvuru Usulü
İstisnadan fiilen yararlanabilmek, yalnızca maddi şartların sağlanmasına değil, aynı zamanda usulüne uygun ve süresinde yapılan bir başvuruya bağlıdır.
Tebliğ'in 3. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca:
"(…) istisnadan faydalanmak isteyen mükelleflerin yerleşmiş sayıldığı takvim yılının sonuna kadar, takvim yılının son iki ayında yerleşmiş sayılanların ise takip eden takvim yılının ikinci ayının sonuna kadar tarha yetkili vergi dairesine başvurarak istisna kapsamındaki kazanç ve iratlarına ilişkin olarak (EK-1)'de yer alan 'Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi'ni almaları gerekmektedir." — Tebliğ, Md. 3/4
Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Tebliğ'in Örnek 2'sinde yer verildiği üzere, 2/3/2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan ve üç takvim yılı şartını taşıyan bir mükellef, istisna belgesi almak için ancak 1/5/2030 tarihinde — yani 2028 yılı sonundaki süreyi önemli ölçüde aştıktan sonra — başvurmuş ve yalnızca bu gecikme nedeniyle istisna belgesi kendisine verilmemiştir. Bu nedenle, yerleşmiş sayılma tarihinin doğru tespiti ve başvuru süresinin sıkı takibi, istisnadan yararlanmanın ön koşuludur.
Başvuru üzerine vergi dairesi; (i) başvuranın önceki üç takvim yılında Türkiye'de ikametgahı veya vergi mükellefiyeti bulunup bulunmadığını, (ii) Türkiye'de yerleşmiş sayılıp sayılmadığını ve (iii) başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığını kontrol etmekte; bu şartların sağlandığının tespitini müteakip istisna belgesi düzenlenmektedir (Tebliğ, Md. 4).
6. İstisnanın Kapsamı: Hangi Gelirler Kapsama Girer, Hangileri Girmez
İstisnadan yararlanılıp yararlanılmadığına bakılmaksızın, Türkiye'de elde edilen kazanç ve iratlar olağan vergi rejimine tabi olmaya devam etmektedir (Tebliğ, Md. 3/7). Maddenin üçüncü ila beşinci fıkralarındaki usul kuralları (bkz. yukarıda Bölüm 3), Tebliğ'de aşağıdaki örneklerle somutlaştırılmıştır:
İstisnadan yararlanan bir mükellefin Türkiye'de bulunan bir taşınmazdan elde ettiği kira geliri istisna kapsamında değildir (Tebliğ, Md. 3/7, Örnek 9).
Müşteri yurt dışında mukim olsa dahi, Türkiye'de fiilen verilen serbest meslek hizmetinden elde edilen kazanç istisna kapsamında değildir (Tebliğ, Md. 3/7, Örnek 10).
Buna karşılık, aynı kişinin yurt dışı mukimi bir kurumdan elde ettiği kâr payı ile yurt dışındaki bir taşınmazdan elde ettiği kira geliri istisna kapsamındadır (Tebliğ, Md. 3/7, Örnek 11).
Son olarak, istisnadan yalnızca gerçek kişiler yararlanabilmekte olup, kurumlar vergisi mükellefleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır (Tebliğ, Md. 3/10).
7. Şartların Sonradan Ortadan Kalkması veya Sağlanmadığının Tespiti
Maddenin altıncı fıkrası, istisna şartlarının sonradan sağlanmadığının tespit edilmesi halini açıkça düzenlemektedir (bkz. yukarıda Bölüm 3). Tebliğ'in 5. maddesi bu kuralı uygulamaya geçirmektedir: istisna şartlarını taşımadığı halde istisnadan yararlandığı tespit edilen mükelleflerin eksik tahakkuk eden vergileri, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmektedir (Tebliğ, Md. 5/1). Tebliğ'in Örnek 12'sinde açıklandığı üzere, istisna belgesi verildikten sonra yapılan bir vergi incelemesinde önceki yıllara ilişkin kayıt dışı ticari faaliyet tespit edilirse, istisna belgesi ilk verildiği tarih itibarıyla geriye dönük olarak iptal edilmekte ve ilgili yıllar için vergi, ceza ve gecikme faizi tahsil edilmektedir.
Ayrı bir husus olarak, Tebliğ'in 6. maddesi, istisna belgesi almış olup sonradan Türkiye'de yerleşmiş sayılmaktan çıkan bir mükellefin durumunu, GVK'nın 3. ve 6. maddelerindeki genel kurallara göndermeyle düzenlemektedir: böyle bir kişinin yurt dışı kaynaklı gelirleri, dar mükellefiyete ilişkin olağan kural gereği zaten Türkiye'de vergiye tabi olmayacaktır (Tebliğ, Md. 6/1).
Kısacası, istisna belgesine sahip olmak mükellefi sürekli denetimden muaf tutmamakta; şartların her zaman fiilen sağlanır durumda olması gerekmektedir.
8. İlgili Düzenleme: Veraset ve İntikal Vergisinde İndirimli Oran
7582 sayılı Kanun'un 2. maddesi, 8 Haziran 1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 16. maddesine aşağıdaki fıkrayı eklemiştir:
"193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanır." — 7338 sayılı Kanun, Md. 16 (7582 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen fıkra)
Bu düzenlemeye göre, Mükerrer 20/D istisnasından yararlanan bir kişinin, 20 yıllık istisna süresi içinde vefat etmesi halinde, mirasçılarına intikal eden mal varlığına, 7338 sayılı Kanun'daki genel tarife yerine sabit %1 oranı uygulanacaktır. Bu kuralın kapsamının — yalnızca istisna kapsamındaki yurt dışı varlıklarla sınırlı mı olduğu, yoksa mirasçıya intikal eden tüm terekeyi mi kapsadığı — madde metninde açıkça sınırlandırılmamıştır; bu husus, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında çıkarılacak tebliğler veya idari görüşlerle netleşene kadar ihtiyatla değerlendirilmelidir.
9. Türk Vatandaşlığı ve Gayrimenkul Yatırımı Süreçleriyle İlişkisi
Bu istisna, kendi başına bir vatandaşlık veya oturma izni rejimi değildir; salt bir gelir vergisi istisnasıdır. Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin şartlar, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ayrıca düzenlenmektedir. Bununla birlikte, Türkiye'de gayrimenkul yatırımı yoluyla oturma izni veya vatandaşlık edinen ya da edinmeyi değerlendiren kişiler açısından, Türkiye'de yerleşmiş sayılmanın doğuracağı vergisel yükümlülüklerin önceden planlanması önem taşımaktadır; önceki üç yılda Türkiye ile vergisel bağı bulunmayanlar açısından Mükerrer 20/D maddesi bu planlamada dikkate alınması gereken bir unsurdur.
Büromuzun faaliyet alanı Türk vatandaşlığı, gayrimenkul hukuku ve göç mevzuatı ile sınırlı olduğundan, somut vergi planlaması ve beyan işlemleri açısından yeminli mali müşavir veya bağımsız bir vergi hukuku uzmanından destek alınması tavsiye edilir.
10. Sıkça Sorulan Sorular
Daha önce hiç Türkiye'de bulunmamış olmam gerekir mi? Hayır. GVK "Türkiye'de hiç bulunmamış olma" şartı aramamaktadır; yerleşmeden önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgah ve vergi mükellefiyetinin bulunmamasını aramaktadır (GVK, Mükerrer Md. 20/D, 1. fıkra). Bu üç yıllık dönemin dışında kalan bir Türkiye bağlantısı istisnaya engel değildir.
Türkiye'de gayrimenkulüm var ve kira geliri beyan ediyorum; yine de yararlanabilir miyim? GVK, önceki tek vergisel bağlantısı gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancından ibaret olan kişileri baştan kapsam dışı bırakmamaktadır (GVK, Mükerrer Md. 20/D, 2. fıkra). Ancak ücret veya ticari kazanç gibi başka nitelikteki bir mükellefiyet, Tebliğ'deki örnekler uyarınca istisnaya engel olabilir.
İstisna kendiliğinden mi uygulanır, yoksa başvurmam mı gerekir? Başvuru zorunludur. Mükellefin, yerleşmiş sayıldığı takvim yılının sonuna kadar (son iki ayda yerleşmiş sayılmışsa, izleyen yılın ikinci ayının sonuna kadar) yetkili vergi dairesine başvurarak İstisna Belgesi'ni alması gerekmektedir (Tebliğ, Md. 3/4).
Türkiye'de elde ettiğim gelir de istisna kapsamına girer mi? Hayır (bkz. yukarıda Bölüm 6). Türkiye'de elde edilen gelirler olağan vergi rejimine tabi olmaya devam eder.
Yurt dışında ödediğim vergiyi Türkiye'deki vergiden mahsup edebilir miyim? Hayır. GVK, istisna kapsamındaki gelirler için yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsubuna açıkça izin vermemektedir (GVK, Mükerrer Md. 20/D, 5. fıkra).
11. Sonuç
Bu 20 yıllık istisna, önceki üç yılda Türkiye ile vergisel bağı bulunmayan ve yeni Türkiye'ye yerleşen kişiler açısından önemli bir vergi planlama aracı sunmaktadır. Ancak uygulaması sıkı sürelere ve şartların sağlanmaması halinde önemli sonuçlara — vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi — tabidir. İstisnaya dayanmayı planlayan kişilere, yerleşmiş sayıldıkları tarihi ve önceki üç yıllık dönemdeki Türkiye bağlantılarını titizlikle belgelemeleri ve başvuru sürecini süresinde ve yetkin bir vergi danışmanının rehberliğinde yürütmeleri tavsiye edilir.
Bu yazı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Mükerrer 20/D maddesi, 7582 sayılı Kanun ve 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin yayım tarihleri itibarıyla yürürlükte olan hükümlerine dayanmakta olup genel bilgilendirme amaçlıdır; herhangi bir somut konuda bağlayıcı hukuki görüş veya vergi danışmanlığı niteliği taşımamaktadır. İlgili mevzuatta değişiklik yapılabileceğinden, okuyucuların güncel bilgi ve kendi durumlarına özgü değerlendirme için yetkili vergi dairesine veya bir yeminli mali müşavire / vergi avukatına danışmaları tavsiye edilir.
Kaynakça
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Md. 3, 4, 5, 6, Mükerrer Md. 20/D (Resmî Gazete: 06.01.1961 – Sayı: 10700)
7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Kabul: 21.05.2026; Resmî Gazete: 04.06.2026 – Sayı: 33270), Md. 2, 4, 14
333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Resmî Gazete: 04.07.2026 – Sayı: 33300)
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Md. 16 (Resmî Gazete: 15.06.1959 – Sayı: 10231)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Md. 19 vd.
Uyarı:
İstisnadan yararlanmak için Türk vatandaşlığı kazanmam gerekir mi?
Hayır. İstisnanın şartı, kişinin GVK anlamında Türkiye'de yerleşmiş sayılması (ikametgah veya altı aydan fazla oturma) olup, vatandaşlıkla doğrudan bir ilgisi yoktur. Türk vatandaşı olmayan, oturma izniyle Türkiye'de yerleşmiş sayılan bir kişi de şartları taşıyorsa istisnadan yararlanabilir.
Başvuru süresini kaçırırsam sonradan telafi imkânım var mı?
Tebliğ, bu süreyi hak düşürücü süre olarak düzenlemekte olup (Md. 3/4), süre kaçırıldıktan sonra yapılan başvurular reddedilmektedir (bkz. Örnek 2). Mevzuatta, kaçırılan süre için bir mazeret veya ek süre mekanizması öngörülmemiştir; bu nedenle başvuru tarihinin doğru takibi kritik önem taşır.
Daha fazla...

17 Ağu 2026
Antalya'da Gayrimenkul Edinimi
Antalya'da gayrimenkul almadan önce yapılması gerekenler, satış vaadi sözleşmesinin şekil şartı ve tapu devri süreci.

12 Ağu 2026
Kira Ödendiği Halde Faturaların Ödenmemesi: Kiracı Tahliye Edilebilir mi?
Kira bedelini ödeyen ancak ortak gider, su veya aidat borçlarını ödemeyen bir kiracı Türk hukukuna göre tahliye edilebilir mi? Yargıtay'ın 2025 tarihli kararına ilişkin bir inceleme.

8 Ağu 2026
Kira Ödenmezse Ne Yapılır? Tahliye ve İki Haklı İhtar
Kiracı kira bedelini ödemiyorsa kiraya veren ne yapabilir? Tahliye talepli icra takibi ile iki haklı ihtar yollarının şartları, süreleri ve pratik ipuçları.