İnsani İkamet İzni

İnsani ikamet izni, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 46 ve 47. maddelerinde düzenlenmiştir. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ise aynı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 44. maddesinde ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
İnsani İkamet İzni Nedir?
İnsani ikamet izni, Türkiye'deki ikamet izni sistemi içinde kendine özgü ve istisnai bir yere sahip olan bir izin türüdür. Diğer tüm ikamet izni türlerinden farklı olarak, başvuru sahibinin standart uygunluk koşullarını taşıması aranmamaktadır. Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrası bu izni şu şekilde düzenlemektedir:
"Aşağıda belirtilen hâllerde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valiliklerce insani ikamet izni verilebilir ve bu izinler uzatılabilir."
Bu izin, olağan anlamda başvuruya dayalı bir süreçle işlemez. Belirli insani veya hukuki koşulların varlığı hâlinde, başvuru sahibinin başka herhangi bir ikamet iznine hak kazanıp kazanmadığından bağımsız olarak yetkili makamlarca resen düzenlenir.
İnsani İkamet İzni Verilebilecek Hâller
Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrası, bu iznin düzenlenebileceği altı durumu sınırlı sayıda belirlemiştir:
a) Çocuğun Yüksek Yararı
Çocuğun yüksek yararının söz konusu olduğu hâllerde, çocuğun korunması ve refahının sağlanması amacıyla insani ikamet izni düzenlenebilir.
b) Türkiye'den Çıkışın Yapılamaması
Hakkında sınır dışı etme veya Türkiye'ye giriş yasağı kararı alınmış olmakla birlikte yabancının Türkiye'den çıkışının yaptırılamadığı ya da Türkiye'den ayrılmasının makul veya mümkün görülmediği hâllerde insani ikamet izni verilebilir.
c) 55. Madde Uyarınca Sınır Dışı Etme Kararı Alınamaması
Yabancı hakkında Kanun'un 55. maddesi uyarınca sınır dışı etme kararı alınamadığı hâllerde bu izin düzenlenebilir. Söz konusu madde; ölüm, işkence veya insanlık dışı muamele riskiyle karşılaşılacak yerlere sınır dışı etmeyi açıkça yasaklamaktadır.
d) Yargı Yoluna Başvurulması
Yabancının, Kanun'un 53, 72 ve 77. maddeleri kapsamında yapılan işlemlere — sırasıyla sınır dışı etme kararları, uluslararası koruma kararları ve vatansızlık tespitleri — karşı yargı yoluna başvurduğu süreçlerde insani ikamet izni verilebilir.
e) İlk İltica Ülkesine veya Güvenli Üçüncü Ülkeye Geri Gönderme İşlemlerinin Devamı
Başvuru sahibinin ilk iltica ülkesine veya güvenli üçüncü ülkeye geri gönderilmesi işlemlerinin sürdüğü ve henüz sonuçlandırılmadığı dönemde bu izin düzenlenebilir.
f) Acil Nedenler veya Ülke Menfaati
Acil nedenlerden dolayı ya da ülke menfaatlerinin korunması ile kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından Türkiye'ye girişine ve Türkiye'de kalmasına izin verilmesi gereken yabancıların, ikamet iznine engel teşkil eden durumları nedeniyle diğer ikamet izni türlerinden birini alamadığı hâllerde bu izin verilebilir.
g) Olağanüstü Durumlar
Yukarıdaki kategorilerin dışında kalmakla birlikte insani ikamet izni düzenlenmesini haklı kılan olağanüstü durumların varlığı hâlinde de bu izin verilebilmektedir.
İznin Temel Özellikleri
Standart Uygunluk Koşulları Aranmaz
İnsani ikamet izninin en belirgin özelliği, diğer ikamet izni türleri için aranan koşulların hiçbirinin uygulanmamasıdır. İzin, yalnızca Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasında sayılan insani veya hukuki koşulların varlığına dayanılarak düzenlenir.
Süre
İzin, Bakanlıkça belirlenen sürelerle düzenlenir ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valilikler tarafından uzatılabilir. Kanunda sabit bir süre öngörülmemiş olup iznin süresi, mevcut koşullar çerçevesinde her vaka için ayrıca belirlenmektedir.
Adres Kaydı Yükümlülüğü
Kanun'un 46. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca:
"İnsani ikamet izni alan yabancılar, iznin veriliş tarihinden itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak zorundadır."
Bu yükümlülüğün öngörülen süre içinde yerine getirilmemesi, izin sahibi açısından olumsuz hukuki sonuçlar doğurabilir.
Diğer İzin Türlerine Geçiş
İnsani ikamet izni sahipleri, statülerini daha istikrarlı bir temele oturtma imkânından tamamen yoksun değildir. İnsani ikamet izninin geçerliliği süresince, uzun dönem ikamet izni hariç olmak üzere, ilgili koşulları taşıdıkları diğer ikamet izni türlerinden herhangi birine başvurabilirler.
İkamet Süresi Hesabından Dışlanma
Bu noktada önemli bir sınırlamanın altını çizmek gerekmektedir. İnsani ikamet izniyle Türkiye'de geçirilen süreler, Kanun'da öngörülen ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmamaktadır. Bu durum, insani ikamet izniyle geçirilen sürenin uzun dönem ikamet izni için aranan sekiz yıllık eşiğe ya da herhangi bir başka yasal ikamet süresine dahil edilmediği anlamına gelmektedir.
İptal ve Uzatılmama
Kanun'un 47. maddesi, insani ikamet izninin sona erdirilmesini şu şekilde düzenlemektedir:
"İnsani ikamet izni Bakanlığın onayı alınmak kaydıyla, iznin verilmesini zorunlu kılan şartlar ortadan kalktığında valiliklerce iptal edilir ve uzatılmaz."
Bu hükümde iki husus özellikle dikkat çekmektedir. Birincisi, iptal işleminin gerçekleştirilebilmesi için Bakanlığın onayı zorunludur; valilikler bu konuda tek başına hareket edemez. İkincisi, izin doğrudan izin verilmesini haklı kılan koşullara bağlıdır; bu koşulların ortadan kalkmasıyla birlikte iznin hukuki dayanağı da sona erer.
Sonuç
İnsani ikamet izni, Türkiye'deki yabancılar hukuku çerçevesinde kendine özgü bir konuma sahiptir. Başka hiçbir ikamet izninin mevcut olmadığı veya uygun olmadığı durumlarda — devam eden yargısal süreçler, koruma gereksinimleri ya da olağanüstü koşullar nedeniyle — bireyler için hukuki bir güvence işlevi görmektedir.
Bu iznin istisnai ve takdire dayalı niteliği ile kendine özgü hukuki sonuçları — özellikle ikamet süresi hesabına ilişkin kısıtlamalar — göz önünde bulundurulduğunda, bu izin türünden etkilenen veya bu izne dayanmak isteyen kişilerin uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alması büyük önem taşımaktadır.
Uyarı:
Web sitemizde yayımlanan tüm makalelerin, içeriklerin ve görsellerin telif hakkı NİŞANCI | Avukatlık Ofisi'ne aittir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu No. 5846 uyarınca, içeriklerin başka bir platformda kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi, yayımlanması veya ticari amaçlarla kullanılması yazılı izin alınmaksızın kesinlikle yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki ve cezai işlemler başlatılacaktır. Yazılı izin talepleri için lütfen firmamızın resmi iletişim adresi ile irtibata geçiniz. Sitemizde bulunan tüm içerikler genel hukuki bilgi verme amacı taşır ve hukuki tavsiye veya avukatlık hizmeti teşkil etmez. Her hukuki olayın kendi koşulları olduğundan, bu bilgilere dayanarak harekete geçilmesi sonucu doğabilecek zararlar bakımından firmamız sorumluluk kabul etmemektedir. Hukuki girişimlerde bulunmadan önce, özel duruma yönelik profesyonel hukuki destek alınmasını öneririz. Bununla birlikte, avukat meslektaşlarımız kaynak gösterdikleri sürece (web sitemize bağlantı verilerek) makale içeriklerini dilekçelerinde, hukuki görüşlerinde ve akademik çalışmalarında mesleki çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kullanmakta serbesttirler.
Daha fazla...
Antalya'da Hukuki Yardım İçin İletişim
Aşağıdaki formu kullanarak bir soru sorabilir, hukuki durumunuzu açıklayabilir veya ilk danışmanlık talebinde bulunabilirsiniz. Tüm mesajlar dikkatle ve gizlilikle incelenmektedir. Deneyimli bir avukattan doğrudan yanıt alacaksınız.


